Friday, May 08, 2015
Sonsuz
Elimizden gelmeyen ne çok şey var şu hayatta. Yaptıklarımız, ettiklerimiz küçücük bir nokta aslında. Dünya alıyor bizi rüzgarına, bırakıyor bir sahil kenarına. Beni yağmurlu, soğuk bir sahile bıraktı. Ayaklarım çıplak, sırtım nemli, içim titrek. Burada istediğim kadar ağlayabilirim. Kimse karışmasın bana. Şükür, minnet ve acı var burada. Sorgulama yok, neden sormak yok, pişmanlık asla yok, kimin ne dediği umrumda değil. Ben kalbimden geçen sesi dinliyorum. Ben ne yapmam gerektiğini biliyorum, akıl vermesin kimse bana. Kimse ulaşmasın bu sahile, gelmesin, burası benim sahilim. İlk defa denizi sevmiyorum, yüzmek istemiyorum. Her şeyim değişti benim, "güzel" diye adlandırdıklarım değişti. Değişir çünkü insan, değişmek zorunda kalır. Bir günde bir dünyan olur senin, sonra bir günde dünyandan olursun. Bilemezsin sen, o sahildeki kum taneleri kadar bile gücün yok. Serilsem dersin şu kumlara, öylece uyusam... Uykuda acı yok. Uykuda hiçbir şey bilmiyor insan. Uyku cehaletin en güzel hali. Farkındasızlığın cenneti uyku. Ama uyanmak yok mu, işte o an tüm acıların, bildiklerin, kanına doluyor yine, ordan kalbine, ordan gözyaşı olup akıyor. Hiç unutamazsın biliyorsun. Şimdi anlıyorum bazı hiç anlamadığım şarkıları."Hatırlayarak yaşamak boynumuzun borcu ama ölürdün unutmasan." ne demekmiş şimdi anlıyorum. Saçma sapan aşk acıları çekmişiz gençlikte. Aşk acısı çekecek kadar özgür bir ruh, ne büyük bir lüksmüş, onu anlıyorum. Hepsini anlıyorum ama yadsımıyorum, kınamıyorum. Ben hayatta hep yazdım, ne olsa yazdım. öyle şeyler olurmuş ki, yazmaya kıyamazmış insan. Harflere dökemezmiş, ancak gözünden akarmış. Akarmış, akarmış hiç bitmezmiş. Sonsuz bir kaynak olurmuş, gönlünde gözünde. Sonsuz oldu. Daima benimle. Allah'ım sen mukayet ol aklıma ve ruhuma. Sana sığnıyorum her şeyimle, her şeyimizle.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment