Monday, April 30, 2007
kırlangıç hikayesi
bir yaz akşamı hatırlıyorum bundan seneler öncesinde. karalık bir sahili ve suya attığım taşların sesini hatırlıyorum. hayal meyal bir kırlangıç hikayesi kalmış aklımda, ama sonunu artık unuttum. bir yerlerden bulup okuyabilirim ama merak etmiyorum artık. o hikayeyi artık merak etmediğim zaman anladım büyüdüğümü. büyümek dediğim öyle ruhu yetkinleşmiş olgun biri olmak değil. bir zamanlar dünyanın merkezi olan her şeyin yer değiştirmesi, merkezden çok uzakta bir yerlere kayıp gitmesi... ve artık inatla hiç bir şeyi o dünyanın merkezine koymak istememek. ne kendimi ne başka bir şeyi. ama merkezi olmayıncada neyin etrafında döneceğini bilmiyor dünya. ama ben bundan mutluyum. çok karanlık bir sahilde bir yaz akşamı dinlediğim kırlangıç hikayesini unuttuysam, ben artık merkezsiz yaşıyorum. neyin etrafında döneceğini bilmiyor dünyam, duruyor bile bazen. bazen de öyle güzel dönüyor ki işte diyorum, işte ben dinlediğim, yaşadığım, aklımın merkezine koyduğum bütün hikayeleri unuttum ne güzel yaşıyorum...
Subscribe to:
Posts (Atom)
