Bir zamanlar bir yazı okumuştum, kimindi hatırlamıyorum,
yazıda diyordu ki “İnsan 30 yaşından sonra herşeyi yapar, karı, koca, iş,
kariyer, çocuk… Ama dost yapamaz.” Çok da katılıyorum bu söze. O yüzden ben
30uma yaklaşırken varolan dostlarıma sıkı sıkı sarılıp başka dostum olmayacak
sanmıştım. Ama işte olacağına bakın ki, son bir tekne kazıntısı varmış hayatıma
girecek ve bana çok kısa zamanda 15-20 yıllık arkadaşlarım kadar yakın olacak.
Elif benim 30’a gelmeden edindiğim son yakın dostum.
Çocukken çok hayalini kurduğum benden küçük kız kardeş
rolüne çok yakışmasını bir tarafa bırakalım, Elif’te bulduğum çok özel bir şey
var: etik değerleri ve yaşama bakış açısı, benim ailemin içinde yetişmiş gibi
bana benziyor. Üstelik onda daha fazla cesaret ve kararlılık var. Bazen benden
küçük olmasına ragmen bazen benim yelkenimi o üflüyor. Hayat mücadelesinde bir
gün tam olmak istediğim noktada olursam, bunda Elif’in çok büyük payı olacak.
Etik değerleri ve yaşama bakışı bana benziyor derken, aslında hiç de öyle matah
bir şeyden bahsetmedim. Sadece, biz onunla iki kafadar rahibe zihniyetine
bürünmeden de ahlaklı insan olunabileceğini biliyoruz. Her şeyi kalıbına
uydurarak yapmaya çalışanlardan farklı olarak, yaşarken arkamızda bir hikaye
bırakıyoruz ve her satırının arkasında durabiliriz. Her davranışımız kurallara
uygun olmayabilir, ama her daim hepsi tutarlıdır. Yanar döner zihniyetlere
yaklaşmayız. Başımızı yastığa rahat koymak için kötü bir gün geçirmeye razı
olabiliriz. Topu taca atmaktansa golü yer ama kendimizden ödün vermeyiz. İşte
bu yüzden o sanki benimle büyümüş bir kız kardeş gibidir.
Elif aynı anda gezmekten tozmaktan giyinmekten yemek içmek
eğlenmekten çok iyi anlarken, görgü kurallarından da ödün vermez, bu yüzden çok
eğlendiği bir hayatı yaşarken aynı anda çok saygın biri olmayı da becerir. Medeni
cesaret kavramının yeryüzündeki en güçlü temsilcisidir. Yeni girdiği bir
şirkette yüzlerce insana sunum yapmak, ya da çalıştığı şirketin genel müdürünü
facebook’tan eklemek Elif için günlük doğal aktiviteler kapsamındadır. Hepimiz
insanız sonuçta değil mi?
Birlikte hayal kurmayı çok seviyoruz, çünkü yukarıda
saydığım güzel özellikleri sayesinde Tanrı’nın çocukken hepimize verip sonra
bir çoğumuzdan geri aldığı hayal kurma ve o hayale inanma yeteneği Elif’te olduğu
gibi duruyor. Elif’le birlikte yapmayı çok sevdiğim çok fazla şey var; mesela
seyahat etmek. İnanılmaz yön duygusu ve coğrafik hafısızası sayesinde kanlı
canlı bir GPS sistemi gibi. Ama esas keyif veren yani onunla her yerin
güzellikleri keşfetmek ve tadını çıkarmak çok kolay. Ama tüm bunların hepsinden
çok daha önemli bir şey var. Çok sevdiğim bir söz vardır, “Her şey bittiğinde
aklınızda kalan düşmanlarınızın söyledikleri değil, dostlarınızın sessizliği
olacaktır.” Elif bana haksızlık edildiğinde hiç sessiz kalmadı, ve kötü günler
bittiğinde aklımda en çok onun içindeki adalet ve hakkaniyet kaldı. Elif’in
hayatı boyunca asla çıkarları doğrultusunda hareket etmeyeceğini gördüm ve bu
ona olan sevgimin yanına büyük bir minnet ve saygı koydu.
Hayatımın bundan sonrasındaki tüm kilometre taşlarında onu
yanımda istiyorum, çünkü ancak o zaman içime sinecekler. Onun yapacaklarını ise sabırsızlıkla bekliyorum, hepsine gözümle şahit olmam gerekli. Perdelerin
arkasında o bana ablalık etse de hayat sahnesinde benim küçük kardeşimin
arkasında duracağım güzel günleri sabırsızlıkla bekliyorum.
