Tuesday, January 06, 2015

Fulya



Artık sıra Fulya’da. Onu yazmak biraz bilek ve yürek istediğinden bir süredir kafamda toparladım yazacaklarımı. Fulya benim için çok fazla şey ifade ediyor. Bu yazıları yazdığım kadınların ortak bir noktaları onları sadece seviyor olmam değil, derinde çok büyük bir saygı duymam. Hayata bakışlarına, mücadelelerine, duruşlarına… Fulya burada en büyük payı hakedenlerden biri. Dürüst düzgün su gibi oluşu, doğrularından şaşmaması, kararlılığı ve kendinden eminliği ile çok fazla şey başardı gözlerimin önünde. Onunla hep gurur duydum.
Dostluğumuzun değişik dönemleri oldu, iki bekar ve öfkeli kız küçücük bir evi sigara dumanına boğarken, birbirinin evine erişte falan getirip götüren yemek tarifleri veren hatun kişilere dönüştük ama o “özde” duran şey hiç değişmedi. Hiç bir zaman sahte olmadık birbirimize, “mış gibi” olmadık. Hatta diyebilirim ki Fulya benim sahne arkası dostumdur, çok dürüst bir çerçevede, gündelik hayatta olan sahtelikleri çatır çatır eleştirir ama anlayışlı bir ruh hali ile yine el mecbur o sahneye döneriz. Bazen birbirimize danışarak sevdiklerimizin hatalar yapmasını üzülmesini engellemeye çalışırız ki bence bu, bu devirde az görülecek masum bir iş birliği.
Fulya beni her zaman çok cesaretlendirir. Benim başarılarımdan çok büyük heyecan duyar ve onları sahiplenir, gururlanır. Biraz ürkek kişiliğimi bildiğinden, kendimi az göreceğim anda müdahele edip beni çoğaltandır o. Telaştan benim bile unuttuğum bir gelişmeyi o sorup yoklar, tüylerimi diken diken eder.
Zaten hep olması gereken yerdedir, düğüne de cenazeye de ilk varan O’dur, düğünde en şıkırtılı olan da O’dur, cenazede başında örtüsü dudaklarında duası ile bir köşeye çekilen de yine O’dur. Keşke onun onda biri kadar yaşayabilsek. Herkesle arası iyi olsun diye uğraşmaz, umruna bile gelmez, doğru bildiği yolda yaşadığı mücadelesinde, akışına ayak uyduranlarla çok ahenkli bir dostluk yaşar ve asla o ahengi bozan taraf olmaz.
Fulya tüm bu yazıları yazdığım kadınların hepsinden daha cesurdur. Gözü karadır. Onun her an her şeyi yapabileceğini hissediyorum ve şaşırmam da. Her şeyi yapabilir evet, ama hakkaniyetinden ödün vermeden yapar. Her yol mübah değildir yani onun için, öyle herkesin ekmeğine yağ falan süremez. Sabırlıdır, eften püften nedenlerle yolunda dönmez. Maneviyatı güçlü olduğundan dayanıklıdır.
En güzel tatiller onunla yapılır, harika bir tatil arkadaşıdır. Ben bolca yaptım diye demiyorum, onunla yapılan tatiller büyük şans.  Yüzümde gülümseme ile hatırlıyorum hepsini. Her işin altından alnının akıyla kalkar. Onu tiyatro sahnesinde alkışlamak, güzel kaneviçelerini duvarımıza asmak, zevkle döşenmiş evinde yatıp yuvarlanmak bize doğal bile geliyor artık. Beni tanıyanlar bilir, hobisiz insanlara pek tahammül edemem, sadece işe, okula, eve, gezmeye gidenler bana biraz kendini gerçekleştirememiş düz kişiler gibi görünür. Fulya bu anlamda en dolu arkadaşlarımdan biridir. Günlerini dolu dolu geçirir, yine de hiç vaktim yoktu arayamadım demez, ben ihmal etsem bile o beni hiç ihmal etmez, sesimi duymak için arar beni, biriciktir.
Dostluğumuz sürüp gittikçe onun cesaretinden ve kararlılığından biraz feyz alabilirsem ne mutlu bana. Alamasam da eminim gerektiğinde beni arkadan ittirir, elimi tutar sıkı sıkı. Ondan güç alarak yapacak daha çok işim var!

No comments: