Artık sıra Fulya’da. Onu yazmak biraz bilek ve yürek
istediğinden bir süredir kafamda toparladım yazacaklarımı. Fulya benim için çok
fazla şey ifade ediyor. Bu yazıları yazdığım kadınların ortak bir noktaları
onları sadece seviyor olmam değil, derinde çok büyük bir saygı duymam. Hayata
bakışlarına, mücadelelerine, duruşlarına… Fulya burada en büyük payı
hakedenlerden biri. Dürüst düzgün su gibi oluşu, doğrularından şaşmaması,
kararlılığı ve kendinden eminliği ile çok fazla şey başardı gözlerimin önünde.
Onunla hep gurur duydum.
Dostluğumuzun değişik dönemleri oldu, iki bekar ve öfkeli kız
küçücük bir evi sigara dumanına boğarken, birbirinin evine erişte falan getirip
götüren yemek tarifleri veren hatun kişilere dönüştük ama o “özde” duran şey
hiç değişmedi. Hiç bir zaman sahte olmadık birbirimize, “mış gibi” olmadık.
Hatta diyebilirim ki Fulya benim sahne arkası dostumdur, çok dürüst bir
çerçevede, gündelik hayatta olan sahtelikleri çatır çatır eleştirir ama
anlayışlı bir ruh hali ile yine el mecbur o sahneye döneriz. Bazen birbirimize
danışarak sevdiklerimizin hatalar yapmasını üzülmesini engellemeye çalışırız ki
bence bu, bu devirde az görülecek masum bir iş birliği.
Fulya beni her zaman çok cesaretlendirir. Benim
başarılarımdan çok büyük heyecan duyar ve onları sahiplenir, gururlanır. Biraz
ürkek kişiliğimi bildiğinden, kendimi az göreceğim anda müdahele edip beni çoğaltandır
o. Telaştan benim bile unuttuğum bir gelişmeyi o sorup yoklar, tüylerimi diken
diken eder.
Zaten hep olması gereken yerdedir, düğüne de cenazeye de ilk
varan O’dur, düğünde en şıkırtılı olan da O’dur, cenazede başında örtüsü
dudaklarında duası ile bir köşeye çekilen de yine O’dur. Keşke onun onda biri
kadar yaşayabilsek. Herkesle arası iyi olsun diye uğraşmaz, umruna bile gelmez,
doğru bildiği yolda yaşadığı mücadelesinde, akışına ayak uyduranlarla çok
ahenkli bir dostluk yaşar ve asla o ahengi bozan taraf olmaz.
Fulya tüm bu yazıları yazdığım kadınların hepsinden daha
cesurdur. Gözü karadır. Onun her an her şeyi yapabileceğini hissediyorum ve
şaşırmam da. Her şeyi yapabilir evet, ama hakkaniyetinden ödün vermeden yapar.
Her yol mübah değildir yani onun için, öyle herkesin ekmeğine yağ falan
süremez. Sabırlıdır, eften püften nedenlerle yolunda dönmez. Maneviyatı güçlü
olduğundan dayanıklıdır.
En güzel tatiller onunla yapılır, harika bir tatil
arkadaşıdır. Ben bolca yaptım diye demiyorum, onunla yapılan tatiller büyük
şans. Yüzümde gülümseme ile hatırlıyorum
hepsini. Her işin altından alnının akıyla kalkar. Onu tiyatro sahnesinde
alkışlamak, güzel kaneviçelerini duvarımıza asmak, zevkle döşenmiş evinde yatıp
yuvarlanmak bize doğal bile geliyor artık. Beni tanıyanlar bilir, hobisiz
insanlara pek tahammül edemem, sadece işe, okula, eve, gezmeye gidenler bana
biraz kendini gerçekleştirememiş düz kişiler gibi görünür. Fulya bu anlamda en
dolu arkadaşlarımdan biridir. Günlerini dolu dolu geçirir, yine de hiç vaktim
yoktu arayamadım demez, ben ihmal etsem bile o beni hiç ihmal etmez, sesimi
duymak için arar beni, biriciktir.
Dostluğumuz sürüp gittikçe onun cesaretinden ve
kararlılığından biraz feyz alabilirsem ne mutlu bana. Alamasam da eminim
gerektiğinde beni arkadan ittirir, elimi tutar sıkı sıkı. Ondan güç alarak
yapacak daha çok işim var!

No comments:
Post a Comment